Anadolu toprakları, bastığımız her adımda tarihin acı hatıralarını ve kahramanlık destanlarını barındırmaya devam ediyor. Bu destanların ve hüzünlü hikayelerin en yoğun yaşandığı yerlerden biri olan Erzurum Ovası, tam 149 yıldır sırrı çözülemeyen meçhul bir şehit kabrine ev sahipliği yapıyor. Halk arasında "Garip Mezar" olarak bilinen ve Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) döneminde şehit düştüğü değerlendirilen bu mezar, gizemli hikayesiyle duyanları hem duygulandırıyor hem de derin bir merak uyandırıyor.

Kitabesinde sadece bir tarihin kazılı olduğu bu yalnız kabir, nesillerden nesillere aktarılan rivayetleriyle bölgenin en esrarengiz manevi duraklarından biri haline gelmiş durumda.
Kitabede Tek Bir İfade: "Hicri 1293 Şehidi"
Tarihimize "93 Harbi" olarak geçen ve Aziziye Tabyaları'nda Nene Hatun gibi kahramanların destan yazdığı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Erzurum'da çok büyük kırılmalara ve kayıplara sahne olmuştu. İşte o kanlı savaşın yaşandığı Erzurum Ovası'nın sessiz bir noktasında yer alan Garip Mezar'ın kime ait olduğuna dair hiçbir resmi kayıt bulunmuyor.
Mezarın başında yer alan taş kitabede yalnızca "Hicri 1293 Şehidi" ifadesi yer alıyor. İsmi, memleketi, rütbesi ya da birliği asla bilinmeyen bu meçhul askerin kabri, o günden bu yana ovada tek başına, adeta o karanlık günlerin sessiz bir şahidi gibi yükseliyor.
1972 Yılındaki Gizemli Ziyaret: O Rütbeli Asker Kimdi?
Garip Mezar’ı sıradan bir meçhul şehit kabri olmanın ötesine taşıyan ve gizemini katlayan olay ise 1972 yılında yaşandığı rivayet edilen o esrarengiz ziyaret. Bölge halkının dilinden düşmeyen ve kulaktan kulağa yayılan iddialara göre; 1972 yılında Erzurum Ovası’na askeri bir araçla rütbeli bir subay geldi.
Çevredeki köylülerin meraklı bakışları arasında o dönem yıkık dökük ve kaybolmak üzere olan meçhul mezarın yanına giden rütbeli asker, yanında getirdiği ustalarla birlikte kabri mermerle kaplatıp, etrafını düzenleterek korunaklı bir hale getirdi. Geliş amacına, mezardaki şehitle olan bağına veya niyetine dair hiç kimseye tek bir kelime dahi etmeyen gizemli komutan, mezar yapımı biter bitmez geldiği gibi sessiz sedasız bölgeden ayrıldı. O tarihten sonra o askeri bir daha gören ya da kim olduğunu bulabilen çıkmadı.

"93 Harbi'nin Ruhunu Bu Mezar Yaşatıyor"
Tarihçiler ve araştırmacılar, 93 Harbi sırasında Erzurum’u savunan düzenli ordunun yanı sıra çevre illerden ve Kilis gibi serhat şehirlerinden gelen gönüllülerin, milis kuvvetlerin de o ovada şehit düştüğünü hatırlatıyor. Garip Mezar'ın, vatan savunması için gözünü kırpmadan canını veren ama adı sanı kayıtlara geçmeyen binlerce isimsiz kahramandan birini temsil ettiğini belirten yetkililer, bu kabrin manevi değerinin çok yüksek olduğunu vurguluyor.
Bugün Erzurum Ovası'ndan geçenlerin durup bir Fatiha okumadan geçmediği "Garip Mezar", hem 149 yıllık geçmişiyle 93 Harbi'nin acılarını taze tutuyor hem de 1972'deki o gizemli subayın bıraktığı soru işaretleriyle sırrını korumaya devam ediyor. Vatan topraklarını kanlarıyla sulayan ve isimleri yalnızca Allah katında yazılı olan tüm meçhul şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yad ediyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: