Ankara, insanlığın ve evlat vefasının en saf, en dokunaklı örneklerinden birine sahne oldu. Başkentte yaşayan bir adam, kronik böbrek yetmezliği hastalığı nedeniyle her gün diyaliz makinesine bağlanmak zorunda kalan ve yaşam kalitesi günden güne düşen 80 yaşındaki babasına hiç düşünmeden böbreğini verdi. Modern çağın bireysel koşturmacası içinde adeta ezber bozan bu muazzam fedakârlık, tıp dünyasında ve sosyal medyada büyük bir takdir toplarken, kahraman evladın ameliyat sonrası kurduğu cümleler Türkiye’yi derinden sarstı.

Her Gün Diyaliz Çilesi Çeken Babasına Umut Oldu
Uzun yıllardır kronik böbrek hastalığı ile mücadele eden ve yaşının da ilerlemesiyle birlikte hayata tutunmakta güçlük çeken 80 yaşındaki yaşlı çınar için doktorlar acil nakil kararı verdi. Babasının her gün saatlerce diyaliz makinesine bağlı kalarak acı çekmesine, günden güne erimesine gönlü elvermeyen vefakar evlat, donör olmak için gönüllü oldu.
Ankara’da tam donanımlı bir hastanede gerçekleştirilen titiz sağlık taramaları ve doku analizlerinin ardından mucizevi haber geldi: Dokular tamamen uyumluydu! Vakit kaybetmeden ameliyat masasına yatan baba ve oğul, uzman cerrahların başarılı operasyonuyla sağlığına yeniden kavuştu. Babaya nakledilen böbreğin hemen uyum sağlaması ve çalışmaya başlaması, aileye çifte bayram yaşattı.
"Ben Bunu Fedakârlık Olarak Görmüyorum, Olması Gerekeni Yaptım"
Ameliyatın ardından hem kendi sağlık durumu hem de babasının sıhhati iyiye giden kahraman evlat, hastane odasından tüm dünyaya adeta insanlık dersi verdi. Yaptığı bu büyük hamleyi abartılı bir övgü malzemesi haline getirmek istemeyen mütevazı adam, şu tarihi sözleri kaydetti:
"Ben bunu bir fedakârlık olarak kesinlikle görmüyorum. Bizleri bu yaşa getiren, büyüten babam için ben sadece olması gerekeni yaptım, evlatlık görevimi yerine getirdim. Onun diyaliz makinelerinden kurtulup yeniden rahatça nefes alabildiğini görmek benim için bu dünyadaki en büyük ödül.
Hatta buradan herkese çağrıda bulunmak istiyorum; sadece hayattayken sevdiklerimize değil, öldükten sonra da tanımadığımız insanlara el uzatmalıyız. Toprak olup gidecek bedenimiz başkalarına can olsun. Öldükten sonra diğer tüm organlarım da başka insanlara, başka çaresiz ailelere umut olursa çok mutlu olurum. Herkesi organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyorum."
Organ Bağışının Hayati Önemi Bir Kez Daha Anlaşıldı
Ankara'da yaşanan bu duygu yüklü nakil operasyonu, Türkiye'de organ nakli bekleyen binlerce hasta için de umut ışığı oldu. Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve uzman hekimler, ileri yaş gruplarında da nakillerin başarıyla sonuçlanabileceğini belirterek, bu örnek davranışın organ bağışı bilincini artırmasını temenni etti.
Şimdi Ankara'daki hastane odasında birbirlerinin ellerini sıkı sıkıya tutan baba ve oğul, tıp dünyasına kazandırdıkları bu başarı hikayesi ve topluma verdikleri derin mesajla hafızalara kazındı.
Yorumlar
Kalan Karakter: