Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik konjonktür, tasarruf tedbirleri ve dijitalleşme süreci ekseninde tartışılmaya devam ederken, Sözcü Gazetesi yazarı ve ekonomist Murat Muratoğlu’ndan çok konuşulacak, ezber bozan bir çıkış geldi. Türkiye’deki muhtarlık kurumunun bütçeye getirdiği devasa yüke dikkat çeken Muratoğlu, gelişen dijital çağda bu kurumun işlevselliğini yitirdiğini belirterek "Muhtarlık kaldırılmalı!" önerisinde bulundu.

Vatandaşların artık neredeyse tüm bürokratik işlemlerini e-Devlet üzerinden saniyeler içinde hallettiğini vurgulayan ünlü ekonomist, muhtarlıklara aktarılan milyarlarca liralık kaynağın halkın vergilerinden karşılandığını hatırlatarak sistemin revize edilmesi gerektiğini savundu.
Sayılarla Muhtarlık Kurumunun Devasa Maliyeti
Murat Muratoğlu, sosyal medya hesapları ve köşesi üzerinden paylaştığı çarpıcı verilerle, muhtarlık kurumunun Türkiye ekonomisine ve hazinesine olan yıllık maliyetini kalem kalem ortaya koydu. Ortaya çıkan tablo, tasarruf döneminden geçen ülke ekonomisi için tartışmaların fitilini ateşleyecek cinsten:
- Toplam Muhtar Sayısı: Türkiye genelinde köy ve mahalle statüsünde tam 50.428 muhtar görev yapıyor.
- Aylık Maaş Maliyeti: Asgari ücret endeksli olarak hesaplandığında, sadece bir muhtarın devlete aylık net maaş maliyeti 39.470 TL seviyesine ulaşıyor.
- Yıllık Toplam Yük: 50 bini aşkın muhtarın maaşları, SGK primleri ve ek ödenekleri hesaplandığında, bütçeye getirdiği yıllık doğrudan yük tam 23,9 milyar TL'yi buluyor.
"Dijital Çağda Vatandaş e-Devlet Kullanıyor, Fatma Teyze Vergi Ödüyor"
Geçmiş yıllarda ikametgâh belgesi, nüfus kayıt örneği veya fakirlik kağıdı gibi evraklar için muhtarlıkların hayati bir rol oynadığını kabul eden Muratoğlu, günümüz dünyasında bu durumun tamamen değiştiğinin altını çizdi. Teknolojinin gelişmesiyle muhtarlık binalarının işlevsiz birer ofise dönüştüğünü savunan ekonomist, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Dijital çağda yaşıyoruz. Bugün 18 yaşındaki gençten 70 yaşındaki amcamıza kadar herkes işini, belgesini, başvurusunu e-Devlet üzerinden tek tıkla hallediyor. Kimse artık bir ikametgâh belgesi için muhtarlık kapısında sıra beklemiyor, mühür parası ödemiyor. Durum buyken, vatandaşın ödediği vergiler neden hala muhtarlara maaş ve prim olarak ödeniyor? Yıllık 23,9 milyar TL gibi devasa bir bütçe, işlevini yitirmiş bir kurumu ayakta tutmak için harcanıyor. Bu para doğrudan üretime, eğitime ya da sağlığa aktarılmalı."
Sosyal Medya İkiye Bölündü: Tasarruf mu, Yerel Demokrasi mi?
Murat Muratoğlu’nun bu radikal önerisi, kısa sürede sosyal medyada ve kamuoyunda en çok tartışılan konular arasına girdi. Konuya ilişkin görüşler ise iki farklı kutupta toplandı:
Destekleyenler: "Tasarruf Şart, Kurum Sembolik Kaldı"
Ekonomistin vizyonuna hak veren büyük bir kitle, özellikle büyükşehirlerde muhtarların ne iş yaptığının tam olarak bilinmediğini, devlet daireleriyle entegre olan e-Devlet sisteminin muhtarları boşa çıkardığını ve 24 milyar liraya yakın bu paranın halkın cebinde kalması gerektiğini savunuyor.
Karşı Çıkanlar: "Muhtar, Devletin Mahalledeki Gözüdür"
Diğer bir kesim ise muhtarların sadece evrak veren kişiler olmadığını; mahalledeki asayiş, ihtiyaç sahibi ailelerin tespiti, yerel sorunların belediyelere iletilmesi gibi konularda devlet ile millet arasında çok önemli bir köprü vazifesi gördüğünü, yerel demokrasinin ilk basamağı olduğunu ileri sürüyor.
Bakanlıkların kamuda tasarruf genelgeleri yayınladığı ve her kalemde bütçe disiplininin arandığı bu dönemde, Muratoğlu'nun ortaya attığı "Muhtarlıklar kapatılsın" fikrinin, önümüzdeki günlerde Ankara kulislerinde ve meclis gündeminde de yankı bulup bulmayacağı merakla bekleniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: