Hayat pahalılığının ve geçim kaygısının her geçen gün daha yüksek sesle konuşulduğu günümüzde, Kilis’in tarihi Sabah Pazarı’ndan yükselen bir ses, adeta tüm ezberleri bozuyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte pazarın yolunu tutan ve sadece birkaç metrekarelik mütevazı tezgahında tütün malzemeleri satarak evinin geçimini sağlayan Reşit Tektuna, azmi ve şükür dolu felsefesiyle çevresindekilere insanlık dersi veriyor.
Tam 20 yıldır aynı adreste, aynı inançla tezgah açan Tektuna, "Aza kanaat etmeyen, çoğu bulamaz" diyerek helal rızkın ve sabrın canlı bir timsali haline gelmiş durumda.

20 Yıllık Alın Teri: "Çalışmazsak Olmaz"
Kilis’in en eski ve en hareketli ticaret merkezlerinden biri olan Sabah Pazarı, her gün yüzlerce insanın geçim mücadelesine sahne oluyor. Bu mücadelenin en sessiz ama en asil kahramanlarından biri de Reşit Tektuna. Çakmaktan tabakaya, filtreden tütün kağıdına kadar küçük malzemeleri özenle dizdiği tezgahının başında iki on yılı geride bırakan emektar esnaf, mesleğine ve hayata bakışını şu sözlerle özetliyor:
"Tam 20 yıldan beri bu işle uğraşıyorum. Yaz, kış, çamur, sıcak demeden her sabah buradayım. Bizim felsefemizde oturmak, tembellik etmek yok. Çalışmazsak olmaz; insan ürettikçe, hareket ettikçe hayata tutunur. Bu küçük tezgah benim sadece iş yerim değil, ailemin rızık kapısı, ömrümün geçtiği yerdir."
"Ne Olursa Olsun Şükretmek Lazım"
Günün sonunda cebine giren paranın miktarından ziyade, o paranın helalliğine ve bereketine odaklandığını belirten Tektuna, günümüz dünyasındaki doyumsuzluğa da ince bir sitemde bulunuyor. Şükretmenin unuttuğumuz en büyük erdem olduğunu hatırlatan Kilisli esnaf, konuşmasına şöyle devam ediyor:
"Çok şükür evimin ihtiyaçlarını bu tezgahtan çıkarmaya çalışıyorum. Hayatta ne olursa olsun şükretmek lazım. Bugün insanlar hep daha fazlasını istiyor, ellerindekinin kıymetini bilmiyor. Ama kural bellidir: Aza kanaat edemeyen çoğu hiç bulamaz. Biz bu tezgahtan büyük zenginlikler elde etmiyoruz belki ama en büyük zenginliği, yani huzuru ve helal lokmayı kazanıyoruz."
"Evimizde Helalinden Çorbamız Kaynıyor Ya, En Büyük Mutluluk Bu"
Küçük tezgahından kazandığıyla evinin nafakasını çıkaran, çocuklarının rızkını temin eden Reşit Tektuna’nın tek bir gayesi var: Evine haram lokma sokmamak. Akşam tezgahını kapatırken kalbinde hissettiği huzurun tarif edilemez olduğunu söyleyen Tektuna, sözlerini pazar yerinin uğultusu arasında içimizi ısıtan şu cümlelerle tamamlıyor:
"Bizim lüks hayatlarımız, büyük beklentilerimiz yok. Çok şükür, helalinden evimizde çorbamızı kaynatmaya çalışıyoruz. Akşam eve gittiğimde çorbamız kaynıyor, ailem huzurla o sofraya oturuyorsa benden daha zengini yoktur. Rabbim herkesin yardımcısı olsun, herkese helalinden bol bereketli kazançlar nasip etsin."
Sabah Pazarı’nın simge isimlerinden biri haline gelen Reşit Tektuna, sadece tütün malzemesi satmıyor; tezgahının önünden geçen her bir hemşehrisine adeta unuttuğumuz değerleri, sabrı, kanaatkarlığı ve en önemlisi "şükretmeyi" satır satır öğretiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: