Türkiye'nin en önemli iç gündem maddelerinden biri olan ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı ve emekli maaşlarının yetersizliği, siyaset arenasında fitili ateşlemeye devam ediyor. Son dönemde açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veren milyonlarca emeklinin çığlığına bir destek de Güçbirliği Partisi’nden geldi. Güçbirliği Partisi MKYK Üyesi Muhammet Yıldırım, hükümetin ekonomi politikalarını ve meclisteki milletvekillerinin halkın gerçeklerinden kopuk yaşam tarzlarını çok sert bir dille eleştirdi.
Yıldırım, yaptığı yazılı açıklamada adeta iktidara ve muhalefete ders niteliğinde mesajlar verirken, önümüzdeki ilk seçimlerde sandıktan çıkacak iradenin bir "adalet çığlığı" olacağını vurguladı.

"Emekli Maaşını Geçim Sınırının Altına Mahkûm Edenler Kaybetmiştir"
Güçbirliği Partisi MKYK Üyesi Muhammet Yıldırım, milyonlarca emeklinin her ay maaş gününü korkuyla beklediğini, kirasını, faturasını ve mutfak masraflarını karşılayamaz hale geldiğini ifade etti. Ekonomik krizin faturasının ömrünü bu ülkeye hizmet ederek geçirmiş yaşlılara, emeklilere kesilmesine isyan eden Yıldırım, şunları söyledi:
"Emekli maaşını geçim sınırının, açlık sınırının altına mahkûm edenler, halkın vicdanında çoktan kaybetmiştir. Bu ülkenin bütçesi var, kaynakları var; ancak bu kaynakların kimlere aktarıldığı ortadadır. Yıllarca prim ödemiş, bu devletin kalkınması için alın teri dökmüş büyüklerimizi, pazar artıklarına, ucuz ekmek kuyruklarına mahkûm etmeye kimsenin hakkı yoktur. Halkın geçim derdine gözünü kapatan idareciler, meşruiyetini halk nezdinde yitirmiştir."
"Vekillerin Görevi Halktan Kopmak Değil, Hesap Kitap Yapmaktır"
Ankara siyasetinin ve milletvekillerinin halkın arasına karışmaktan çekindiğini, lüks araçlar ve yüksek maaşlarla adeta bir "saltanat" hayatı sürdüğünü savunan Muhammet Yıldırım, meclis kürsülerinden nutuk atanlara sert eleştiriler yöneltti.
Vekillik makamının bir zenginleşme ya da elitizm aracı olmadığını hatırlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vekillerin görevi, halktan kopmak, koruma ordularıyla gezmek ya da kendi maaşlarına zam yarışı yapmak değil; emeklinin sofrasına o ekmeği nasıl koyacağının, o çorbayı nasıl kaynatacağının hesabını dürüstçe yapmaktır. Milletin meclisinde, milletin parasıyla saltanat sürenler, sokağa indiklerinde emeklinin yüzüne bakamayacak durumdadır. Eğer bir ülkede asgari ücret ve emekli aylığı açlık sınırının altındaysa, o ülkeyi yönetenlerin ve o meclistekilerin uykularının kaçması gerekir."
"Asıl Patron Halktır, Sandıkta Adalet Çığlığı Yüksülecek!"
Demokrasilerde asıl gücün ve yetkinin seçmende olduğunun altını çizen Güçbirliği Partisi MKYK Üyesi Muhammet Yıldırım, önümüzdeki ilk seçimlerde emeklilerin ve dar gelirlilerin sandıkta büyük bir sürpriz yapacağını iddia etti. Siyasetçilerin halkın hizmetkarı olduğunu belirten Yıldırım, şu çarpıcı ifadelerle açıklamasını sonlandırdı:
"Unutulmasın ki; asıl patron halktır, patron emeklidir! Koltuklarında oturup millete tepeden bakanlar, günü geldiğinde o koltukların asıl sahibinin kim olduğunu çok acı bir şekilde öğreneceklerdir. Seçim günü sandık önlerine geldiğinde vurulacak o tokat, sadece siyasi bir partiye verilen bir tepki ya da sıradan bir oy kaybı olmayacaktır. O tokat; hakkı yenen, emeği sömürülen, torununa harçlık veremediği için başını öne eğen milyonlarca emeklinin, işçinin ve dar gelirlinin gür sesli adalet çığlığı olacaktır. Güçbirliği Partisi olarak, bu hak arayışının sonuna kadar arkasındayız."
Muhammet Yıldırım’ın bu zehir zemberek açıklamaları, kısa sürede sosyal medyada ve emekli derneklerinde geniş yankı uyandırırken, Ankara kulislerinde de ses getiren çıkışlar arasında yerini aldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: