Kilis’in kalbi Cumhuriyet Caddesi’nde, Köprübaşı’nın tam karşısında yarım asırdır buram buram tüten o efsane koku, sadece bir lezzetin değil, muazzam bir memleket mirasının hikayesini anlatıyor. Kilis’in ilk dönercileri olan, mekanları cennet olasıca efsane ustalar Hayrettin ve Hüseyin Canpolat’ın açtığı o kutlu yolda, bayrağı bugün aynı gurur ve sadakatle taşıyan bir isim var: Gökhan Üstündağ.
Yarım asırdır Kilis insanının damak tadını şekillendiren efsane mekan, geçmişin esnaflık ahlakını ve kalitesini 2026 yılında da ilk günkü heyecanla yaşatmaya devam ediyor.
Ustaların Çizdiği Yolda, Yarım Asırlık Sadakat
Pehlivan Döner’in işletmecisi Gökhan Üstündağ, bu işin kendisi için ticaretten öte bir namus ve aile mirası olduğunu vurguluyor. Kilis’te döner kültürünü başlatan, şehre bu lezzeti sevdiren Hayrettin ve Hüseyin Canpolat ustaların tezgahından geçen bu köklü gelenek, bugün Cumhuriyet Caddesi’nin en işlek noktasında Kilisli hemşerilerini ağırlıyor.
Ustalarından devraldığı sancağı hakkıyla taşımak için gece gündüz demeden çalışan Gökhan Üstündağ, bu mesleki mirası şu sözlerle özetliyor:
"Biz bu tezgahı, bu lezzeti Kilis’in ilk dönercileri olan hayırla yad ettiğimiz efsane ustalarımız Hayrettin ve Hüseyin Canpolat’tan aile mirası olarak devraldık. Onların ömrünü adadığı, temelini ihlasla ve helal rızıkla attığı bu yolda, her zaman müşteri memnuniyeti ve kalite odaklı çalışmaya devam edeceğiz. Onların çizdiği yoldan milim sapmak, bu mirasa haksızlık olur. Biz ustalarımızdan ne gördüysek, bu tezgaha onu yansıtıyoruz."
"Yemediğimizi Yedirtmeyiz! Önce Damak Tadı"
Kilis mutfağı, lezzetin ve seçiciliğin harmanlandığı zorlu bir sınav yeridir. Kilisli ne yediğini iyi bilir, etin en güzelini, baharatın en hasını seçer. Pehlivan Döner de tam olarak bu ruhla, yarım asırdır kalitesinden ve çizgisinden ödün vermeden dönen o devasa lezzet sütununu her sabah bismillah diyerek takıyor.
İşletme felsefelerinin merkezine "önce kalite" ilkesini koyduklarını belirten Üstündağ, memleket insanına duyduğu derin saygıyı şu samimi sözlerle aktarıyor:
"Bu memleketin insanı her şeyin en güzelini, en kalitelisini hak ediyor. Bizim altın bir kuralımız var: Kendimizin yemediği, evladımıza yedirmeyeceğimiz hiçbir şeyi hemşerilerimizin önüne koymayız. Önce damak tadı olmalı, önce o lezzet insanın içine sinmeli. Çünkü bizler ustalarımızdan, o eski toprak esnaflardan böyle öğrendik. Malzemenin en iyisini seçer, emeğimizi katoruz."
"Bizde Müşteri Yoktur, Bizden Biri Vardır"
Pehlivan Döner’in kapısından içeri giren herkes, sadece bir restorana adım atmış olmuyor; adeta bir aile meclisine katılıyor. Köprübaşı’nın karşısındaki bu tarihi mekanda esnaflık, paradan önce hatır ve gönül almak demek.
Müşterileriyle kurdukları sarsılmaz bağı anlatan Gökhan Üstündağ, konuşmasını şöyle noktalıyor:
"Buraya gelen her bir misafirimiz bizim için baş tacıdır, çok değerlidir. Biz buraya adım atan hiç kimseyi sadece bir 'müşteri' olarak görmüyoruz. Onlar bizim canımız, ciğerimiz, yani bizden biridir. Kilis’in esnaflık kültüründe gelen misafir akraba gibidir, dost gibidir. Ustalarımızın ruhunu şad etmek, Kilis’e layık olmak için bu samimiyetle, bu lezzetle yürümeye devam edeceğiz."
Cumhuriyet Caddesi'nin bu yarım asırlık çınarı, hem lezzetiyle hem de yaşattığı esnaflık ahlakıyla Kilis’in yaşayan en önemli kültürel değerlerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor. Yolunuz Köprübaşı'na düşerse, ustaların mirası olan o dönerin tadına bakmadan geçmeyin; zira orada sadece döner değil, koca bir tarih pişiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: